İnvaziv Olmayan Prenatal Tarama Testi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnvaziv Olmayan Prenatal Tarama Testi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.12.2014

Serbest DNA Testi Sonrası Durum

Serbest DNA Testi Sonrası Durum

Serbest DNA testinin bugün için pahalı olduğu ve tarama için maliyet-etkin olmadığı düşünülse de test zamanla ucuzlayacak ve belkide rutin taramada kullanılabilir hale gelecektir. Bu şekilde gerçekleşen süreç mevcut tarama testlerinin kullanımından klinisyenleri uzaklaştırabilecektir.  Gebeliklerini fetusları Down sendromlu olsa dahi sonlandırmayacak ailelere o zaman bu tarama testlerini yaptırmaya gerek yok demenin de aslında benzer bir durum olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü aileler bu şekilde bir yaklaşımla tarama testlerinin sekonder kazançlarından mahrum kalmaktadırlar.

Serbest DNA testi kullanıma girdikten sonra tarama testlerine özellikle 11-14 hafta değerlendirmesine ne olacağı ise merak uyandırmaktadır. Bu konuda çeşitli modeller oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunlardan biri serbest DNA testi için tarama testleri sonucu bilinenlerden bir gruba serbest DNA testi uygulamasıdır. Bu modelde tarama testinde risk saptanan gebelere invaziv test uygulanır. Riski sınırda olanlara serbest DNA testi uygulanır. Riski çok düşük olanlar ise rutin antenatal takiplere alınırlar. Buradaki sorun sınırdaki risk grubunun belirlenmesi için kullanılacak kriterlerin ne olması gerektiğidir. Ayrıca sınırda riskli olan bu gruba hangi testin uygulanması durumunda maliyet-etkinliğin en iyi olacağı bilinmemektedir. Ancak zamanla serbest DNA testi rutine girdikçe 11-14 hafta taraması terk edilecek duruma gelebilir. 11-14 hatta taramasının terk edilmesinin beklenen olası riskleri şunlardır.
  • Erken anomali saptanma şansının kaybedilmesi: Özellikle kalp ve spina bifida olmak üzere birçok anomali ve sendroma erken tanı koyma şansı yitirilebilir.
  • Gebelik yaşının belirlenmesi için kullanılacak baş-popo mesafesi ölçümü elde bulunmayacak.
  • İkiz gebeliklerde koryonisitenin belirlenme şansı yitirilebilecek.
  • Uterus ve adnekslerin daha iyi değerlendirilme şansı yitirilecek
  • Anne ve fetus ile ilgili gebelik komplikasyonlarının öngörülmesi (PAPP-A ve Doppler ile preeklampsi)  ve korunması(Aspirin) şansının ortadan kalkması.
  • Halk sağlığı bakışı açısından kayıplar ise erken anomali erken gebelik terminasyonu şanslarının  yitirilmesi
 Serbest DNA testini hastalarımıza öneriyor da olsak bugün için özellikle 11+0 13+6 tarama testinden vazgeçmemeliyiz ve uygulamaya devam etmeliyiz.

5.12.2014

İnvaziv Olmayan Prenatal Tarama Testi

İnvaziv Olmayan Prenatal Tarama Testi


Önce isimlendirme ile ilgili noktalar: ilk çıktığında invaziv olmayan prenatal tanı testi olarak lanse edilmeye çalışılmışsa da sonradan invaziv olmayan prenatal tarama testi daha uygun bulunmuştur. Anne kanında serbest fetus DNA sı terimi de aslında serbest trofoblast (plasenta) DNA sı olarak yer bulacaktır. Bu DNA ların kaynağı plasentadır. Çok nadir bazı durumlar dışında plasentanın genetik yapısı fetusun genetik yapısını yansıtır. Aslında bu test ile bakılan DNA lar plasentanın DNA sıdır.

İnvaziv olmayan prenatal tarama testinde gebe kadının kanında dolaşan serbest fetus DNA sı kullanılmaktadır. Anne kanındaki serbest DNA ların %3-13'ü fetusa aittir ve plasentadaki trofoblastlardan kaynaklanırlar. Bu DNA ların yarı ömrü çok kısadır ve doğumdan hemen sonra fetal kaynaklı olanlar anne kanında saptanamaz hale gelirler.

Kromozom hastalıkları için riskli grup kadınlarda yapılan çalışmalarda trizomi 13,18 ve 21 için %0,5 yanlış pozitiflik ile %98 e yakın saptama oranı bildirilmiştir. Ancak bu konuda prospektif çalışma yoktur. Tarama veya prenatal invaziv test önerilen kadınlarda alternatif primer tarama yöntemi veya tarama testi pozitif olan gebelerde ikincil tarama yöntemi olabilir. Kimlere önerilebilir
  • Doğumda gebelik yaşı 35 ve üzerinde olacak gebeler
  • Fetuslarında  belirteç saptanan gebeler
  • Trizomili fetus/bebek hikayesi olan gebeler
  • Tarama testi pozitif olan gebeler
  • Trizomi 13 ve 21 için risk olacak şekilde ebeveynlerde dengeli Robertsonian translokasyon olması
Ailelere test ile ilgili şu bilgiler verilmelidir.
  • Ailelere testin sadece triomi 13,18 ve 2l için olduğu, gücünün tanı testlerinin kesinlik düzeyine henüz ulaşmadığı ve genetik yapı ile ilgili başka herhangi bir fikir vermediği anlatılmalıdır.
  • Bu tarama sadece yüksek riskli gebelerde uygulanmalı. Çünkü bahsedilen saptama oranları yüksek riskli gebelerle yapılan çalışmalardan elde edilmiştir.  Düşük riskli gebelerle yapılacak çalışmalara ihtiyaç olduğu kesindir ancak düşük riskli popülasyona bu aşamada bu test önerilmemeli ve uygulanmamalıdır.
  • Benzer şekilde küçük vaka sayılı ilk çalışmalarda ikiz gebeliklerde de başarısı gösterilmiş olmasına rağmen bu gebelerde rutin uygulamayı önermeden önce sonraki çalışmaların sonuçlarını beklemek gerekir.
  • Ayrıca çok az vakada serbest fetus DNA sının elde edilemeyebileceği de açıklanmalıdır.

Bu testi uygulamadan önce bahsedilen bu sıkıntılar hakkında aileye bilgi verilmelidir. Bu testi uygulamak rutin uygulama olmamalı, sadece önerilmesi gereken kişilere bilgilendirme sonrası tercihlerine bırakacak şekilde sunulmalıdır.

Fetusun canlı olup olmadığı, fetus sayısı, gebelik haftası ve fetusun yapısal anomalilerini saptamak açsından önce sonografik değerlendirme yapılmalıdır.

Bu test ile sonucu pozitif çıkan gebelere genetik danışma önerilmeli ve testin düşük yanIış pozitiflik oranı akılda bulundurularak konfirmasyon amaçlı amniyosentez veya koryon villüs biyopsisi planlanmalıdır.

Ayrıca gebelere testin yanlış negatiftik olasılığı da anlatılmalı ve testin negatif olmasının bebeğin etkilenmemiş olacağı anlamına gelmeyeceği konusunda da bilgilendirme yapmak gereklidir

Ayrıca sonografi ile anomali saptanan gebelerde bu testi uygulamadan direkt invaziv girişim uygulamak gerektiğini ve bu durumda bu test uygulansa da sonrasında invaziv tanı testi gerekeceği konusunda aile bilgilendirilmelidir

Nöral tüp defektleri için MSAFP ve sonografik taramayı yapmaya devam etmek gerektiği konusunda da bilgi verilmelidir.

Ayrıca bu şekilde tarama yapılacak gebenin geniş ve detaylı bir aile hikayesini almak gerekir. Eğer tek gen hastalığı vb. problemler ailede belirlenirse bu durumda direkt invaziv girişim önerilmelidir.